WikiTurk
Editor Login | Register
Ekle

> Yaşam > Tarih > Osmanlı

darulfunun02
(Date : 04.12.2008 13:36:42)
imageimageimage %-12


Osmanlı Devletinde Nişancı


 Reklam



Nişancı

Osmanli devlet teskilatinda, divan-i humayunda bulunan onemli vazifelilerden biri. Padisahin imzasi demek olan "tugra"yi cekmekle gorevli olan Nisanci, bazi tarihi" kaynaklarda ve vesikalarda "muvakki, tevkii ve tugrai" isimleriyle de anilir. Padisahin emrini havi olan ve bastarafina tugra cekilmis vesikalar, Osmanli teskilat dilinde "nisan-i serifi sultani, nisan-i humayun, tugra-i garra-i hakani, tevhi-i humayun, tevhi-i refi" gibi isimlerle anilir, ancak yaygin olarak bu evraklar kisaca nisan olarak isimlendirilirdi. Ayrica Nisancilar, devletin kanunlarini iyi bilen, eski ile yeni kanunlari ve ser"i hukuki kanunlari birlikte telif edebilmesi hasebiyle divanda yeri geldikce gorusu alinir ve "turakes-i ahkam, tugra-i serif hizmetlisi, mufti-i kanun" olarak isimlendirilirlerdi.

Islamiyetin ilk devirlerinde, halifelere verilen istidalara, devlet reisi tarafindan verilen cevaba, "tevhi" denilirdi. Osmanli devletindeki hatt-i humayun demek olan bu serhleri, divandaki katiplerin basi yazardi. Hz. Omer (r.a.) istidalari (dilekceleri) bizzat kendisi cevaplandirirdi. Amr ibn As"a verdigi bir cevap da ise soyle yazmislardi: "Emirin senin hakkinda nasil olmasini istiyorsan sen de halk hakkinda oyle ol". Tevhiler ayni zamanda devlet baskaninin imzasini tasidigindan, gecen zaman icinde ozel sekiller almislardir. Abbasilerden itibaren, tevhi yazilma isi icin "divanu"i-insa" denilen daire kurulmustur. Bu daire, Buyuk Selcuklu Devleti"nde Turkce olan tugra kelimesi kullanilarak "divanu"t-tugra" ismini almistir. Anadolu Selcuklu Devleti"nde, Buyuk Divan"da bulunan ve arazi defterlerine bakan ve dirlik tevcih beratlarini hazirlayan dairenin baskanina "Pervaneci" denilmistir. Bu memur, Osmanli teskilatindaki Nisanciya tekabul etmekteydi. Uygur ve Karahanli Devletlerindeki "ulug bitigci" de ayni islerle vazifeli memur idi.

Osmanli devletinde, nisancilarin Orhan Gazi zamanindan itibaren, bu padisaha ve haliflerine ait berat ve tugralarin mevcudiyeti ile anlasilmaktadir. Nisanci kelimesi, Sultan Ikinci Murad devrinde, arabca muvekki" nin yerine kullanilmaya baslanmistir.

Nisanci"ya ait ilk topluca bilgiye Fatih Kanunnamesi"nde rastlanir. Kanunnameye gore, merkezde vezirlik, kadiaskerlik ve bas defterdarliktan sonra en yuksek memuriyet nisancilik idi. Devletin disari ile yazismasini temin ve tugra cekmek,"en basta gelen vazifesi idi. Divan toplantilari esnasinda diger yuksek memurlarla beraber cadirda oturur, Divan"dan sonra verilen yemekte vezirler ve defterdarlarla,ayni sofrada otururdu. Nisancilik vazifesine, edebi sahsiyetlerden ve alimlerden tayin yapilmasi usuldendi ve bu sebeble nisanciliga en cok muderrisler getirilirdi.

Tesbit edilebilen ilk, nisanci olan Muhammed Asgaru"l-cezeri"den itibaren, bu memuriyette vazife yapan butun nisancilar, devletin nizamlarina, teskilatina ve muesseselerine dair kanunlarin toplanmasinda, nesredilmesinde baslica rolu oynadilar. Gercekten, Leyszade Mehmed b. Mustafa, Fatih Kanunnamesi diye bilinen Kanunname-i Ali Osman"in bir araya getirilmesinde ve yazilmasinda en buyuk pay sahiplerindendir. Nisancilik vazifesinde bulunanlarin teskilatfri isleyisine diger bir katkilari da, divandan cikan ferman"larin tertip, imla ve insa tarzlarinda koyduklari kaidelerdir. Konulan bu kaideler, bu nisancilarin haleflerince de aynen tatbik edilmistir. Mesela, Tacizade Cafer Celebi, Koca Nisanci Celalzade Mustafa Celebi, Ramazanzade, Okcuzade, Hamza Pasa"nin kendilerine mahsus ferman ve mensur yazis tarzlari vardir.

Onyedinci asir sonlarinda kaleme alinmis Tevhii Abdurrahman Pasa Kanunnamesinde, Nisancilara mahsus olan kiyafe"t soyle tarif edilmektedir. Mucevveze sarik sarar, sof ustluk, lokmali kutni, ic kaftani ve orta abayi giyer, orta raht vururdu. Ayrica bu kanunnamede Nisancilarin 400 akcelik haslari oldugu ye Sadr-i a"zamla her vakit gorusebildikleri kayitlidir. Bundan baska Eflak-Bogdan voyvodaliklari ile Erdel Kralinin tevcihinden dolayi muayyen bir gelirleri mevcuttur.

Osmanli merkez teskilatindaki bu muhim memuriyet, 1836"da kaldirildi. Yerine getirildigi gorevler de defter eminligine devredildi. Onemli fermanlara Bab-i ali, diger fermanlara ise defter eminliginde Tugra-nuvis denilen memurlar tarafindan tugra cekilmeye baslandi. 1838"de ise tugra-nuvislik de kaldirildi ve Bab-i ali ile birlestirilerek tugra cekme isi, Bab-i ali dairelerinde yapilmaya baslanildi. Daha sonra, nisancilik sadece paye olarak verildi.

Tazminattan sonra ise, nisanciligin vazifeleri birkac memuriyete dagitildi. Asli vazifeleri Mabeyn baskatipligi ile Hariciye nazirligina, diger onemsiz vazifeler ise maliye ve defteri hakani dairelerinde yerine getirilmege baslandi. 

--------------------------reklam--------------------------

------------------------------------------------------------












Derecelendir
Kaynak Anonim
İçerik İhbarı


duzceninsesi.com.tr

Open Source Document Project AUP&TOS