WikiTurk
Editor Login | Register
Ekle

> Bilgi Rehberi > Halkla İlişkiler

Y@SİR
(Relased 24.10.2010 15:53:27)
imageimageimage %5


Halkla İlişkilerin Tarihsel Gelişimi


 Reklam



1.   Dünyada Halkla İlişkilerin Gelişimi:

 Halkla ilişkiler bir görüşe göre insanlık tarihi kadar eskidir. Örneğin; büyük İskender (M.Ö. 356-358), İran’da Kral Dârâ nın kızıyla evlenmiş , Pers giysileri ile halkın karşısına çıkmış, ordusundaki Makedonyalı subaylarında kendisini örnek almalarını istemiştir. Bu davranış Persler arasında ilgi uyandırmıştır.

Daha sonra tek tanrılı semavi dinler getirdikleri emir ve yasaklar sistemiyle kitlelere yön vermişler, böylece kendi üyelerine bağımsızlık anlamında ümmet sıfatı kazandırarak halkla ilişkilerin ilk örneklerini vermişlerdir. Hz. Musa’nın On Emre dayanan Tevrat’ı , insanları dünya için teşkilatlanmaya yöneltirken, Hz. İsa’nın Hristiyanlığı ahiret korkusu ile insanları kaynaştırmaya çağırmıştır. Hz. Muhammet (s.a.v.) ise İslam dini ile dünya ile ahireti dengelerken, cinsiyet ayırımına dayalı ve kadına hiçbir hak tanımayan cahil bir toplumdan modern toplumun temelini atarak yöneticiliğe dair en önemli örneği göstermiştir.

2.   Yirminci Yüzyılda Halkla İlişkiler:

Halkla ilişkilerin gerçek öncüsü 1900 "lü yılların başında gazeteci Ivy LEE olmuştur. 1916 yılında ilk halkla ilişkiler bürosunu kurmuştur. Ivy , basın ile iş çevresini birbirine yaklaştırmaya çalışmış , hazırlanan bültenler ile iş çevreleri ilk kez kamuoyuna seslenme fırsatı bulmuşlardır. Kamuoyu, ücret politikası , arz-talep ve tekeller konusunda aydınlatılmaya başlanmıştır.

Ivy Lee, halkla ilişkiler konusunda ünlü  İlkeler Bildirisini  yayınlarken özellikle şu konulara değiniyordu:

-  Gizliliğe yer yok.

-  Reklamla karıştırılmamak.

-  Gerçek bilgileri elde etmek.

Burada Lee nin ortaya koymaya çalıştığı iki yenilik söz konusudur:

* İnsan unsurunun göz önüne alınarak işletmelerin insanlaştırılması .

* En iyi bilginin doğru bilgi olduğu.

Halkla ilişkiler konusunda ABD Başkanı Thodore Roosevelt’in de büyük hizmetleri olmuştur. Beyaz sarayda gazeteciler için açtığı büro sayesinde basının desteğini sağlamıştır. Uyguladığı şeffaflık politikası ve basın ile kurduğu iyi ilişkiler sayesinde, kapitalist bir sistemde bile iş adamları ile yaptığı savaşları kazanmıştır. Çünkü basının sevgisi ve saygısı sayesinde icraatlarına olumlu bir kamuoyu desteği sağlayabilmiştir.

1929-1930’un iktisadı krizi, Halkla İlişkiler alanında da etkilerini göstermiş ve değer yargılarında değişmelere yol açmıştır. Kriz ve Roosevelt’in yeni iktisadi programı  New Deal  kamusal ve özel kuruluşların Halkla İlişkilere daha fazla önem vermesine, halk desteğine duyulan ihtiyacın artmasına sebep olmuştur. Franklin Roosevelt, Halkla İlişkiler programı içinde radyodan da geniş  ölçüde faydalanarak bu haberleşme aracının da tanıtma ve halkla ilişkiler alanında kullanılmasına öncülük etmiştir.

İkinci Dünya Savaşından sonra önemi daha iyi anlaşılan Halkla İlişkiler A.B.D’. de büsbütün yaygınlaştı . Harpten kısa bir süre sonra 5000 kadar ticaret ve sanayi kuruluşunun önemli birer Halkla İlişkiler servisine sahip olduğu sanılıyordu. Bunun dışında 1200 den fazla özel Halkla İlişkiler Bürosu kurulmuştu. 1940 yılında A.B.D. den Kanada ya geçen Halkla İlişkiler olgusu, orada hızla gelişerek Fransa, İngiltere, Hollanda, Norveç, İtalya, Belçika, İsveç, Finlandiya ve diğer Batı Avrupa Ülkelerine 1950’li yıllarda yayılmaya başladı .

Halkla ilişkilerde en önemli isimlerden biri de Sigmund Freud’un yeğeni olan Edward L. Bernays’tır. Küçük bir gazetede çalışmaya başlayan Bernays, cinsel hastalıklarla ilgili müstehcen bir piyesi tartışmaya açmak için desteklemek kararı oldu. Konuyla ilgili doktorlarla görüştü ve onların desteğini alarak gazetede yayınladıktan sonra büyük bir ün kazandı .

Çalışmalar sırasında değişik kesimlerden insanlarla karşılaşan Bernays, insanları tanıma fırsatı buldu. Sonunda halkı anlamak için ona yaklaşmak ve aydınlatmak gerektiği kanaatine vardı .

Ünlü Halkla İlişkilerci Bernays’ın deyimlerine dayanarak aşağıdaki Halkla İlişkiler kuralları çıkarılabilir:

* Halkı anlamak için kişisel ilişki ilk koşuldur. Masa başında oturmakla kamuoyu   veya ilgilendiğiniz kitleyi anlayamazsınız.

* Hangi kitle ile uğraşacaksanız onu iyice incelemeli ve anlamaya çalışmalısınız. Kendinizi onların yerine koymaya çabalamalısınız.

*  Hedef kitleyi iyice inceledikten sonra onu daha ayrıntılı sonuçlarıyla birlikte düşünürüz.

* Müşterilerinizle ustaca bir ilişki kurunuz. Duygularınızın kararlarınızı etkilemesine izin vermeyiniz.

*   Olanaklar elverdikçe kişisel ziyaretleri telefon konuşmalarına yeğleyiniz.

*   Halkla İlişkiler çabası dolaysız olarak meydana gelmeli ve yaratılan etkiye göre değerlendirilmelidir.

Halkla İlişkiler tarihine imzasını atan bu büyük uzmanın deneyimlerinden alınacak çok önemli dersler vardır.

3.   Türkiye de Halkla İlişkilerin Gelişimi:

Türkiye’de 1920 yılında Anadolu Ajansı kurulmuş , reformların halka tanıtımı doğrudan Büyük Atatürk tarafından yapılmıştır. 1919 da İrade-i Milliye gazetesi yayınlandı ve 1920 yılında yine şimdiki Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Atatürk’ün öncülüğünde kuruldu. 1935’de I. Basın Kurultayı toplandı . 1961 yılında Devlet Planlama Teşkilatı içinde  Yayın ve Temsil Şubesi  kuruldu, daha sonra Dış İşleri Bakanlığı Enformasyon Dairesi, çeşitli bakanlıklarda Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlıkları oluşturmaya başlandı .

Çağdaş anlamda yurdumuzdaki ilk Halkla İlişkiler çalışması , 1961’ de kurulan Devlet Planlama Teşkilatı (D.P.T.)nın kuruluş Şemasında, Koordinasyon Dairesi içinde Yayın ve Temsil Şubesinin yer alması ile başlamıştır. Türkiye için çok yeni bir konu olan plân fikrinin yerleştirilmesi için, çeşitli kuruluşlardan alınarak bu örgütte bir araya getirilen uzmanlar gerçekten başarılı bir çalışma yapmışlar ve konunun politikacılar, basın ve dolayısıyla genel kamuoyu tarafından bir yıl içinde tanınıp kabul görmesini sağlamışlardır.

Bunu, 1964’de yürürlüğe giren Nüfus Plânlaması (Doğum Kontrolü) yasasının halka tanıtılması ve -plânlı çocuk sayısı - fikrinin ailelere benimsetilmesi için Nüfus Plânlaması Genel Müdürlüğü kuruluş şemasında yer alan Tanıtma ve Halk Eğitimi Şubesinin çalışmaya başlaması izlemiş ve bu örgüt, iki yıl  içinde Türkiye"deki ailelerin dörtte birinin aile plânlaması fikrini kabul etmelerini, ülkedeki tüm doktorların bu konuda eğitilmelerini, politikacıların ilgili yasaları çıkararak konuya yardımcı olmalarını sağlamıştır.

Bu iki kuruluşun önemli başarılar sağlaması sırasında başka kamu kuruluşlarında da Halkla İlişkiler örgütleri kurulmaya başlamış , 1966 yılında ise konu ilk kez üniversite ders programlarına alınmıştır.                      

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine bağlı Basın Yayın Yüksek Okulunun üçüncü ve dördüncü sınıf uzmanlık bölümleri Gazetecilik-Halkla İlişkiler ve Radyo-Televizyon olarak saptanmış, böylece Halkla İlişkiler konusunda uzmanlık eğitimi verilmeye başlanmıştır. Basın Yayın Yüksek Okulunu, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü, Ankara Özel Başkent, İstanbul Özel Aksaray Gazetecilik Yüksek Okulları izlemiş, Özel Okulların devletleştirilmesinden sonra Ankara, İstanbul ve İzmir İktisadi ve Ticari İlimler Akademileri bünyelerinde dört yıllık Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulları faaliyete geçmiştir. Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü, Bankalar birliği Ankara ve İstanbul Eğitim merkezi, Ankara hukuk Fakültesi Bankacılık Enstitüsü öğretim programlarına Halkla İlişkiler dersleri konmuştur.

Üniversiteler Halkla İlişkiler alanında her yıl çok sayıda mezun vermektedir. Bunların içinde yetenekli gençler bulunmaktadır. Kendilerini uzmanlığa hazırlayan bu mezunların bilgilerini kullanarak onları büyük sorumluluklar için yetiştirmek hem kuruluşlara, hem genç aydınlara hem de halkla İlişkiler mesleğine büyük yararlar sağlayacaktır.



Derecelendir
Kaynak Y@SİR Tarafından yazılmış/derlenmiştir.
İçerik İhbarı



Open Source Document Project AUP&TOS