WikiTurk
Editor Login | Register
Ekle

> Yaşam > İslam > İlmihal

g@ribdiLd@r
(Date : 28.01.2009 05:48:14)
imageimageimage %5


Zekât Mükellefiyeti Nasıl Tespit Edilir?


 Reklam



Bir kimsenin zekata tabi malı nisap miktarına ulaşınca, -sene geçmesi şart olan mallarda-kişi o vakti tespit eder, bunun üzerinden bir yıl geçip ertesi yılın o vakti geldiğinde-sene içerisinde malda artma eksilme olabilir-malı eğer nisap miktarı veya bu miktarın üzerinde ise o kimseye zekat farz olur. Ve malın cinsine göre ne kadar zekat vermesi gerekiyorsa o kadar zekat verir.

Zekâtı verilmesi gereken değerlerle bunların oranlarını kısaca şöyle özetleyebiliriz:

ZEKATA TÂBİ MALLAR

a. Ticaret Eşyası

Ticarete konu olan, yiyecek, giyecek, hayvan, mücevherat, arsa, ev ve arazi.. her çeşit emtia, ticaret malıdır ve zekâta tâbidir. Yalnız bir malın, ticaret malı sayılabilmesi için niyet, yani kâr sağlama maksadıyla elde bulundurulması ve alış verişe arz edilmiş olması gerekmektedir.

Ticaret mallarının nisab miktarı, 85 gr. altın veya 595 gr. gümüş karşılığı olarak tespit edilmektedir. Bu miktar, sene içinde bu rakamların altına düşse de, sene başı ve sonunda nisab miktarını tutması şarttır. Zekâtı verilecek bu mallar, sene sonunda toptan piyasa fiyatlarına göre değerlendirilir. Sene içinde fiyatların artması veya eksilmesine itibar edilmez.

Ticaret için beslenen hayvanlar, ticaret malı hükmündedir ve % 2,5 nispetinde zekâta tâbidir.

Ticaret mallarının zekâtı % 2,5 oranında mal olarak verilebileceği gibi, toplam değer üzerinden yine % 2,5 oranında para veya başka cins bir mal olarak da verilebilir.

Bu bilgiler ışığında; tüccar, sene sonunda sahip olduğu ticarî emtiayı toptan fiyatlarına göre, para olarak hesap eder. Bunun üzerine mevcut parasını, borç olarak verdiği paraları ve ticarî satışının karşılığı olan alacaklarına çek, senet, açık hesapta bulunan miktarları da ilâve ederek bu miktardan borçlarını çıkarmak suretiyle sonuçta elde ettiği rakamın % 2,5 nispetini zekât olarak verir.

b. Hayvanlar

Hayvanlar, belli sınıflandırmalara tâbi tutulur; her biri için zekât verilmeyi gerektiren miktar ve verilecek değer açısından farklı uygulamalar söz konusudur. Bunların her biri bizzat Allah Rasûlü tarafından tespit edilip uygulanan hususlardır. Buna göre, bilhassa o dönemde hemen herkesin elinde bulunan deve, sığır ve koyun cinsleriyle ilgili zekât ve nisaplar, bir tablo halinde şu şekilde özetlenebilir:

DEVE

NİSAB VACİP OLAN MİKTAR

5-9 1-tane koyun

10-14 2-tane koyun

15-19 3-tane koyun

20-24 4-tane koyun

25-30 2 yaşında bir dişi deve

36-45 3 yaşında bir dişi deve

46-60 4 yaşında bir dişi deve

61-75 5 yaşında bir dişi deve

76-90 3 yaşında iki dişi deve

91-120 4 yaşında iki dişi deve

121-129 3 yaşında üç tane dişi deve

130-139 4 yaşında bir , 3 yaşında iki deve

140-149 4 yaşında iki , 3 yaşında bir deve

150-159 4 yaşında üç dişi deve

160-169 3 yaşında dört dişi deve

170- 179 3 yaşında üç, 4 yaşında bir deve

180- 189 3 yaşında iki, 4 yaşında iki deve

190-199 4 yaşında üç, 3 yaşında bir dişi deve

200-209 4 yaşında dört veya 3 yaşında beş dişi deve

Et, süt ve güçlerinden istifade etme gibi çok yönlü ken¬dilerinden yararlanılan manda ve sığırların zekâtları da yine, hadislerle tespit edilmiştir. Camızlar da sığır konumunda değerlendirilmektedir. Bu hayvanlardan zekât verilme şartı, 30 adet olduklarında başlamaktadır.

SIĞIR

NİSAB VACİP OLAN MİKTAR

30 Bir buzağı

40 3 yaşında bir tosun

60 2 yaşında bir dana

70 2 yaşında iki dana ve 3 yaşında bir tosun

80 3 yaşında iki tosun

90 2 yaşında üç dana

100 2 yaşında iki dana ve 3 yaşında bir tosun

120 3 yaşında üç tosun veya 2 yaşında dört dana

KOYUN

Koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvanların nisabı 40 olup zekât verilme durumları ise şöyledir;

NİSAB VACİP OLAN MİKTAR

40-120 arası 1 koyun

121-200 arası 2 koyun

201-399 arası 3 koyun

400-449 arası 4 koyun

500-599 arası 5 koyun

599"dan sonraki her 100 koyunda bir koyun ilave edilerek zekâtı hesaplanmaktadır.

Yukarıda zikredilen hayvanların dışında kalan ve et ve sütünden yararlanma maksadı dışında ticarî bir maksada yönelik beslenenlerden alınacak miktar 1/40"tır. Gerçi aynı durum, yukarıda sayılan hayvanları ticaret maksatlı besleyen kişiler için de söz konusudur. İpekböceği, bal, yumurta gibi ürünler de aynı kapsamda ticarî emtia olarak kabul görmekte ve %2.5 oranında zekâtlarının verilmesi gerekmektedir.

c. Menkul Kıymetler

Ticarî maksat dışında süs eşyası olarak bilhassa kadınların kullandıkları ziynet eşyaları için zekâtı gerektirecek nisap, altında 85, gümüşte ise 595 gramdır ve bu miktar altın ve gümüşü olan kimse %2.5 nispetinde zekât vermekle yükümlüdür. Nakit yerine kullanılıp istenildiğinde paraya çevrilebilen hisse senedi, bono, çek ve senet gibi değerlerin zekâtı da ticaret eşyası statüsünde 1/40 oranında zekâta tabidir.

İhtiyaç fazlası süs eşyaları, koleksiyon ve değerli taşlardan da zekât verilmesi genel olarak benimsenmektedir.

İhtiyaç fazlası arabayla kişinin statüsünün üstündeki pahalı bineklerden de zekât alınması gerektiği ağırlıklı olarak ifade edilmektedir.

d. Gayr-i Menkuller

İnsanın aslî ihtiyacı dışındaki ev, arsa ve iş yeri gibi gayr-i menkullerden de zekât vermesi gerekmektedir. Arsanın, ziraat maksatlı kullanılması durumunda, verilen emeğe göre 1/10 veya 1/20 oranında "öşür" denilen bir zekât söz konusudur. Bu durumda tarlanın kendi değerinden değil, elde edilen mahsulden zekât alınmış olur. Ancak, ticari gayeyle tutulan gayr-i menkullerdeki hüküm, yine ticari malların zekâtıyla aynıdır.

Fabrika gibi üretime yönelik yatırımlarla, kira getirisi olan gayr-i menkulün zekâtında, elde edilen gelirden mi yoksa mülkün kıymetlerinden mi zekât verileceği konusu kısmen tartışmalıdır. Ağırlıklı görüş, maslahat prensiplerine göre zati değerlerinden verilmesi istikametindedir. Aynı şekilde alınacak oranlarda da farklı yaklaşımlar söz konusudur. Bazı İslâm âlimleri, kira gelirlerini öşüre benzeterek 1/10 veya 1/20 oranında zekât alınmasının gerekliliğini ileri sürerken diğer bir kısmı ticarî eşya statüsünde 1/40 ölçüsünün geçerliliğini savunmaktadırlar.

e. Madenler

Geçmiş dönemlerde yer altına gömülerek saklanmış kıymetli eşya manasına "kenz" ve toprak altındaki zenginliklerin tamamını ifade eden "rikaz" olarak her türlü değerden de zekât alınması gerekmektedir. Altın, gümüş, yakut, zümrüt, mermer, kireç, petrol ve doğalgaz gibi her türlü yeraltı zenginliklerinden alınacak zekâtın oranı 1/5, bir başka ifadeyle % 20"dir.

f. Ziraî Mahsuller

Zirai mahsullerde iki türlü uygulama mevcuttur: şayet sulama, ilaçlama ve benzeri bir emek sarf edilerek bir tarım yapılıyorsa 1/20, ekimi yapıldıktan sonra herhangi bir emek sarf edilmeden kendi tabiîliği içinde ürün alınıyorsa 1/10 nispetinde zekât alınması gerekmektedir ki, onda bir anlamında bunun genel adı, "öşür"dür.

Bunlardan başka sosyal hayatı canlandıracak mükellefiyetler de söz konusudur. Bunların bazıları zorunlu sayılırken diğer bir kısmı isteğe bağlı kabul edilmiş ve zenginlerin vermeleri teşvik edilmiştir. Buna göre, fıtır sadakası, kurban, akika ve velime gibi faaliyetler yanında vakıf müessesesi, adaklar ve her türlü nafile sadakalar, yoksulun durumunu iyileştirme adına sosyal hayatta İslâm"ın ön gördüğü potansiyeller olarak değerlendirilebilir.

Sadakalarla ilgili beyanlarının Kur"ân"da, herhangi bir kayıtla sınırlandırılmadan şümullü lafızlarla umumiyet arz etmesi, aynı zamanda sadakada sınırlama konulmadığını göstermesi bakımından önemlidir. Mesela "İnfak ettiğiniz her şeyin, mutlaka O, arkasını getirir", "Hayır adına infak ettiğiniz her şey, karşılık olarak mutlaka size dönecektir ve siz, asla zulme maruz bırakılmazsınız" ve "Hayır adına infak ettiğiniz her şeyi Allah bilmektedir" mealindeki ayetler, hemen ilk akla gelenlerdir.

Konuyla ilgili Peygamber Efendimizin de yüzlerce beyanı vardır ve bütün bunların her biri, fakirin gözetilip kollanmasına yönelik teşvik edici ifadelerdir.













Derecelendir
Kaynak http://www.hikmet.net/content/view/55463/14/
İçerik İhbarı



Open Source Document Project AUP&TOS